Translate

Kısa bi ara

Stajerliğe 15 günlük bi ara verdim..Bunda emeği geçen hocamın Allah mustahakını versin neyse sakinim.Bu sene boyunca hatırladıkça öyle fena kızıyorum ki anlatamam anlatamadığım için bi yerlerde yazmalıyım diye düşündüm isim vermeden anlatmalıyım çünkü kodaman ve ensesi kalınlardan biri.Ciddi manada ensesi kalın,burnu havada ve çok aşırı kibir yüklüdür kendileri.Tabi Allah ilmi isteyene veriyor herkes alabilir yani.Bu biraz fazla almış olmalı ki kabı taşmış bundan ötürü de herkese sataşıp duruyor.Tabi büyük alimler ilim adamları bu kadar kibirli değil işte burda vurgulamak istediğim olay da tam olarak bu.Karl marx , lenin ve engels'i okuyorum bu aralar en çok bizden uzak tutulmaya çalışan insanlar her nedense ilgimi çekti.Günümüz koftiden  aydınlarına karşı bunlara karşı bir sempati duymaya başladım.Tabi direkt marx'ın Das Kapital'ini değil onu ekonomi üzerine yüksek yapma hayalimi gerçekleştirdiğimde büyük bir şevkle okuyacağımdan eminim ne de olsa 2 cilt ve hepsi ekonomik.Neyse işte baktım da herkes mi karşı olur bu 3lemeye.Oysa adamlar pek kötümser yazılar yazmamışlar insanların köleleşmelerine ve hakların hakkıyla dağıtılmasına dem vurmuşlar.Tabi ilk okuduğumda anladığım buydu.Bu aydınları araştırma ve aslında sevmem Soner Yalçın  sayesinde oldu.Bunu daha çok araştıracağımdan da hiç kuşkum yok.Ömür geçiyor sonuçta.Soner yalçın'a eskiden bakış açım ile "bu dinciler bizim müslümanlara benzemiyor" ve "Behçet Cantürk'ün anıları " kitaplarını okuduktan sonraki bakış açım arasında dağlar kadar fark var.Meğer ne saçma salak bir önyargıya kapılmışım solculara karşı gerçi tam manasında kimse sol-sağ nedir ne değildir bilmiyor ya neyse işte.Bunlar aklımı kurcalar iken kitabının sonunda darwin hakkındaki düşüncelerine asla katılmadığımı belirtmekte fayda var.İlk Kitap yobazlaşmış müslümanları anlatırken diğer kitap annesi Ermeni babası Kürt bir  esrar kaçakçısını anlatıyor.Tabi bunu çoğu defa belgelerden bazen de Beco'nun ağzından anlatıyor.Haliçte yaşayan Simonlar'ı okudum bitti ve ordaki bir bölüm yıllardır benim de fikren sahip olduklarım ve bir türlü ortaya çıkaramadıklarım olduğunu fark ettim.Mesela cemaat hakkında "Bunları ilkin insanların dininini kurtarmasına vesile olduğu için kalben destekledik ancak şantaj,komplo ve bilumum kumpaslarını asla tasvip etmiyoruz" diyor kitapta ve bunun altına imza atarım.Bunun hakkında defalarca dost meclislerinde " ne zaman ki sohbet kastetlerini bırakıp seks kasetleri yayınlamaya başladılar benim için bittiler" demişimdir.Bu gün hala bu fikrimde yanıldığım söylenemez.Neyse inşallah muvaffak olmazlar.Bunun yanında Soner Yalçın'ın mösyö kitabını bulmalıyım çünkü mösyö kimse artık haliçte yaşayan simonlarda da geçti ve Türkiyenin dinlenmesini sağlayan kişi olarak anlatıldı kitapta.Tabi herkes kendi ideolojisinin reklamını yapacak bi taraftan soner yalçını okurken bu reklamlardan baya bi karşılaştım ama adam diğer yazılarında mükemmeldi.Senelerce neden geri kaldığımızı felsefenin bırakılmasına bağlıyor.Bi taraftan da haklı herkes yeni bişeyler değil de hep atadan görme müslüman yani kimse düşünmüyor araştırmıyor.Din bir yaşam tarzı yerine bir tür nostalji gibi  (doğru kelimeyi bulamadım)  yaşanıyor.Bunu  dini şeyler hep yaşlı işiymiş gibi gösterilmesine bağlıyorum ben.Bi de tabi Daha gençsin yaşlanınca yaparsın gibisinden telkinlerin de etkisi var.Bu konuya nerden geldiğimi hatırlayınca önceki konuya döneceğim. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bişeyler karalayabilirsiniz