Translate

Siyasetin acımasızlığı

Bir taraftan israile gemi ile giden jet yakıtları diğer taraftan israilin CB seçimleri sonrasında uzun soluklu ateşkeş ilanı..Bunların bir bağlantısının olabilme ihtimali aklıma geldikçe midem kalkıyor doğrusu.İstedikleri kadar yalanlasınlar senelerdir desteklediğim kişilerin bu konuda yalan söylediklerini açıkça söyleyebilirim.Diğer taraftan sadece seçime kadar olan suriyeli mültecilere gösterilen hoşörünün seçimden sonra bitmesi ve yavaş yavaş toplama kamplarına tıkıştırılmaları.Tabi bu toplamaları tamamen fakirlerin toplatılması oluyor.Zenginlere her zamanki gibi bişey olmuyor.Bazen belki çok uçuk bir düşünce olsa da bazı dini kuralların  bile sanki sadece fakirlere farz olduğunu fark ediyorum.Zenginler fakirlere öyle bir bilinç altı yönlendirmesi yapıyor ki sormayın gitsin.Bizim karşı evde bodrum katında kalan suriyeli bir aile vardı.Ne giyecek elbiseleri ne de üzerinde yatacakları bi yatak yorganları vardı.Haftalarca o bodrumda yağmur yağdıkça suyla dolan rutubetli tek odadan oluşan normalde bir aracın bile sığamayacağı "evinde" kaldılar.Sağolsun bizim komşular ellerinden gelen yardımı yaptılar.Bu arada o "eve" ev sahibi aylık 150 tl kira istiyordu.Düşünün onları tenzih ederim ama bizim oranın tabiriyle it bağlasan durmaz diyebileceğimiz bir yere ev sahibi aylık 150 tl kira istiyor.Neyse işte bu kadar yoksulluğun bu kadar insan onurunu rencide eden bir durumdan devletin görevlendirdiği 2 dolmuş dolusu polis "kurtarmaya" geldi.Ailenin ayaklarında sorun olan bir kızı da vardı o kadar mahcubiyet düşünün ki baba kızıyla beraber dolmuşun arka kapısını açıp oraya girmeye çalıştı koltuklara oturmayı düşünmedi bile.. Ailenin enn büyük oğlu ellerini gösteriyordu polislere "şuğıl" yani çalışıyorum diyordu.Polisler emir almış ya ava gönderilen gibi.. Bir türlü çevirmenin dediğini anlamaz tavırla bin bin diyordu.Bu olay normal bir saatle 10 dakika sürdü ama hayatımın en kötü anlarından biriydi ve hala gözümün önünden gitmiyor.Herşey seçime kadardı.Bu kadar saf olmamalıydık aslında tüm suç bize her güleni dost sanmamızdan kaynaklı.Hiç acaba diye durup düşünmeden devam ediyoruz.O genç ailesini geçindirmek için günlük 30-40 liraya normalde bizim insanımızın 80 tl aldığı işte hiç bir güvencesi olmadan çalışıyordu.O gün eve gelirken içerinin rutubeti dolayısıyla olmalı ailecek evin önünde oturuyorlardı.Aklımdan onlara hep dua etmek geçer gördükçe.Biliyorum onlar da bizlere dua ediyorlar.Belki bizim her yaptığımız iyiliğin karşılığını birşeyle alma isteğinden geliyor bu düşünce ama ediyorlardır sanırım.Onların evlerinden toplatılmasının ve kamplara yani kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir yere götürülmesinin sebebi o kadar adi ki.Suriyeli bir aile kaldıkları "ev" yani ambar bozması evin sahibine ev kirası veremeyince ev sahibinin ya karını ya da kızını ver demesi ile suriyeli adamın ev sahibini öldürmesi ile sonuçlanan olaydan dolayı şehirdeki tüm suriyelilerin toplama kamplarına alınmasına neden oldu.Oysa ki bu insanlar ülkelerinden namuslarını korumak için ayrılmışlardı ve bize emanettiler.Herşeylerini bize emanet etmişlerdi bir bakıma.Biz emanete ihanet ettik.Hem kiraları yükselttik hem emeklerinin karşılığını vermedik.Bir tür köle gibi baktık onlara.Hani dedim ya dua ediyorlardır belki.. Eğer buna rağmen bizlere karşılı bir mahcubiye hissediyorlarsa helal olsun valla.Kilis ziyaretimde orda kalan bir arkadaşım ben bu evde 300 tl ye kalıyorum üst kattaki suriyeli aile 800 tl kirayla kalıyor diyordu.Günlük yevmiyelerinin 5 tl olduğunu da ekledi..Bu mudur müslümanlık belki abartmış olabilir ama bu kadar da adi bir düşünceye ne zaman sahip olduk biz anlayamıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bişeyler karalayabilirsiniz